Sigortacının Bilgilendirme Yükümlülüğü

 

Sigortacının Bilgilendirme Yükümlülüğü

Bilindiği üzre sigorta sözleşmesinde kanun herhangi bir şekil şartı aramamıştır. Sigorta sözleşmesinin doğması için tarafların asgari unsurlarda anlaşma sağlamış olmalarını yeterli sayılmıştır. Borçlar hukukundan doğan tüm sözleşmelerde olduğu gibi sigorta sözleşmelerinde de iki tarafın da karşışıklı ve birbirine uygun iradeleri gerekmektedir. 

Sigorta sözleşmesi her ne kadar iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olsa da kanun koyucu 6102 Sayılı TTK 1423 md., 5684 Sayılı  Sigorta Kanunun 11md. ve 28.10.2017 tarih 26684 sayılı yönetmelik ile sigortacıya ayrıca "AYDINLATMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ" getirmiştir. 

Sigortacı açısından söz konusu aydınlatma yükümlülüğü  ,  sigorta poliçesinin kurulmasından önce mevcut olmakla birlikte  , sigorta poliçesinin devamı sırasında da sigortacıya kanun tarafından yüklenilen bir vecibedir. 

Sigortacının aydınlatma yükümlüğüne ilişkin olarak yasal mevzuat ve Yargıtay  kararları aşağıdaki gibidir.

6102 SAYILI TÜRK TİCARET KANUNU DÜZENLEMESİ 

6102 S.lı Türk Ticaret Kanunu  (Yeni) MADDE 1423

b) Aydınlatma yükümlülüğü

(1) Sigortacı ve acentesi, sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce, gerekli inceleme süresi de tanınmak şartıyla kurulacak sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerini sigorta ettirene yazılı olarak bildirir. Ayrıca, poliçeden bağımsız olarak sözleşme süresince sigorta ilişkisi bakımından önemli sayılabilecek olayları ve gelişmeleri sigortalıya yazılı olarak açıklar.

(2) Aydınlatma açıklamasının verilmemesi hâlinde, sigorta ettiren, sözleşmenin yapılmasına ondört gün içinde itiraz etmemişse, sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış olur. Aydınlatma açıklamasının verildiğinin ispatı sigortacıya aittir. 

(3) Hazine Müsteşarlığı, çeşitli ülkelerin ve özellikle Avrupa Birliğinin düzenlemelerini dikkate alarak, tüketiciyi aydınlatma açıklamasının şeklini ve içeriğini belirler.

5684 SAYILI SİGORTACILIK KANUNU 

MADDE 11

(1) Sigorta sözleşmelerinin ana muhtevası, Müsteşarlıkça onaylanan ve sigorta şirketlerince aynı şekilde uygulanacak olan genel şartlara uygun olarak düzenlenir. Ancak, sigorta sözleşmelerinde işin özelliğine uygun olarak özel şartlar tesis edilebilir. Bu hususlar, sigorta sözleşmesi üzerinde ve özel şartlar başlığı altında herhangi bir yanılgıya neden olmayacak şekilde açık olarak belirtilir.

(2) Hayat sigortalarına ilişkin sözleşmelerin yapılmasına dair teklifnamenin sigorta şirketine ulaştığı tarihten itibaren otuz gün içinde sigorta şirketi tarafından reddedilmemesi halinde sigorta sözleşmesi yapılmış olur.

(3) Sigorta şirketleri ve sigorta acenteleri tarafından, gerek sözleşmenin kurulması gerekse sözleşmenin devamı sırasında sigorta ettiren, lehdar ve sigortalıya yapılacak bilgilendirmeye ilişkin hususlar yönetmelikle düzenlenir.

(4) Sigorta sözleşmelerinde kapsam dahiline alınmış olan riskler haricinde, kapsam dışı bırakılmış riskler açıkça belirtilir. Belirtilmemiş olan riskler teminat kapsamında sayılır.

(5) Sigorta sözleşmelerinde yabancı kelimelere yer verilemez. Yabancı kelimelerin karşılığı olarak Türk Dil Kurumu tarafından belirlenen kelimelerin kullanımı esastır.

(6) Hasarın giderilmesine ve tazminatın ödenmesine yönelik olarak ilgili mevzuat çerçevesinde orijinale eşdeğerliği belgelendirilmiş parçaların kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar ilgili sigorta genel şartlarında belirlenir. (Değişik R.G. 27.01.2017 - 29961)

SİGORTA SÖZLEŞMELERİNDE BİLGİLENDİRMEYE  İLİŞKİN YÖNETMELİK

28 Ekim 2007  Resmî Gazete Sayı : 26684

Bilgilendirme Yükümlülüğü

Bilgilendirmeye ilişkin genel ilkeler

MADDE 5 – (1) Sigortacının bilgilendirme yükümlülüğü, sigortacı tarafından sigorta ettirene ve sigorta sözleşmesine taraf olmak isteyen kişilere karşı sözlü ve yazılı şekilde yerine getirilir. Bilgilendirmenin yazılı olarak yapılması esastır. Ancak, telefon, çağrı merkezi, internet ve benzeri iletişim araçları kullanılarak uzaktan pazarlama yöntemleriyle yapılan sigorta sözleşmelerinde olduğu gibi sözleşme taraflarının fizikî olarak karşı karşıya gelmesinin ve işin gereği olarak yazılı bilgilendirme yapılmasının söz konusu olmadığı hâllerde yazılı bilgilendirme şartı aranmayabilir. Ancak, sigortacı asgari bilgilendirmenin yapıldığını ispatla yükümlüdür. Bu kapsamda yer alan işlemlerin niteliği ile yapılacak bilgilendirmenin şekline ilişkin usul ve esaslar Müsteşarlıkça belirlenir.

(2) Bilgilendirme yükümlülüğü, sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce başlar ve sözleşmenin geçerli olduğu süre içinde de devam eder.

(3) Sigortacı, dürüstlük ilkeleri çerçevesinde; sözleşmenin müzakeresi, kurulması ve devamı sırasında sigorta ettirene, sigortayla ilgili teknik konularda yardımcı olmak, yapılacak veya yapılmış sigortacılık işleminin özellikleri ve sözleşmeye konu sigorta teminatı ile sigortanın işleyişi hakkında gerekli her türlü bilgiyi sözlü ve yazılı olarak sağlamak ve sigorta ettireni yanıltıcı her türlü hâl ve davranıştan kaçınmak zorundadır.

Bilgilendirme ile yükümlü olanlar ve bilgilendirmeyi talep edebilecek diğer kişiler  

MADDE 6 – (1) Sözleşme kurulmadan önce veya sözleşmenin müzakeresi yahut devamı sırasında, 12 nci ve 13 üncü madde hükümleri hariç olmak üzere, sigortacı için bu Yönetmelikte öngörülen yükümlülükler sigortacının acenteleri için de geçerlidir.

(2) Talep hâlinde sigortacı, sigorta ettirene karşı bilgilendirme konusundaki tüm yükümlülüklerini sigortadan faydalanacak kişilere karşı da yerine getirmek zorundadır.

Bilgilendirme yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmemesi

MADDE 7 – (1) Sigorta sözleşmesinin müzakeresi, kurulması ve devamı sırasında, bilgilendirme yükümlülüğü gereği gibi yerine getirilmemiş veya sigortacı hakkında yanıltıcı bilgi verilmiş ya da bu Yönetmeliğin 8 inci maddesinde düzenlenen Bilgilendirme Formu gereği gibi teslim edilmemiş yahut Bilgilendirme Formunda yer alan bilgiler gerçeğe aykırı şekilde düzenlenmiş ve bu hâllerden herhangi biri sigorta ettirenin kararına etkili olmuş ise, sigorta ettiren sigorta sözleşmesini feshedebileceği gibi, varsa uğradığı zararın tazminini de talep edebilir.

Sözleşmenin Müzakeresi ve Kurulması Sırasındaki Bilgilendirme Yükümlülüğü

Bilgilendirme Formu ve içeriği

MADDE 8 – (1) Sigortacı, sigorta sözleşmesinin kurulmasından önceki müzakere safhasında sözleşmeye taraf olmak isteyen kişilere Bilgilendirme Formunun bir suretini verir.

(2) Bilgilendirme Formunun şekil ve içeriği Müsteşarlıkça tespit edilir. Ancak, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesini müteakip, Bilgilendirme Formu halihazırda mevcut bulunmayan sigorta türleri için, sigortacı tarafından asgari olarak;

a) Sigortacı ile acenteye ilişkin unvan ve iletişim bilgilerini,

b) Akdedilecek sözleşmeye ilişkin genel uyarıları,

c) Sözleşme ile verilen teminatları,

ç) Sigorta teminatının istisnaları ile her bir sigorta türü için teminat kapsamı dışında olup da, poliçede ayrıca belirtilmesi kaydıyla ek sözleşme ile teminat kapsamına alınabilecek kıymetleri, rizikoları veya sözleşmeye eklenebilecek özel hükümler ve klozlara ilişkin bilgileri,

d) Tazminata ilişkin genel bilgiler ile tazminat ödeme kurallarını,

e) Şikayet ve bilgi talepleri ile tahkim üyeliğine ilişkin bilgileri,

içerecek şekilde hazırlanacak geçici Bilgilendirme Formları kullanılır. Müsteşarlık, Bilgilendirme Formlarının kapsam ve içeriğini  değiştirmeye yetkilidir.

Bilgilendirme Formu ve diğer belgelerin verilmesi

MADDE 9 – (1) Bilgilendirme Formunun ilgili bölümleri sigortacı tarafından gerçeğe ve mevzuata uygun şekilde doldurulur. Sigortacı, Bilgilendirme Formlarının basımını yapmak veya formları elektronik ortamda hazırlamak ve bulundurmak zorundadır. Formların basılması durumunda basım ve dağıtıma ilişkin tüm giderler kendisine ait olan sigortacı, formları acentelerine zamanında ve yeterli sayıda tevdi etmek zorundadır. Formların elektronik ortamda bulundurulması hâlinde sigortacı, acentelerinin formlara tam ve kesintisiz erişiminin sağlanması için gerekli altyapıyı oluşturmak ve bu konuda her türlü tedbiri almakla yükümlüdür. Elektronik ortamda üretilen Bilgilendirme Formlarının bilgisayar yazıcısı veya benzeri cihazlarla basımının yapılması hâlinde, bu fıkrada belirtilen yükümlülük yerine getirilmiş sayılır.

(2) En az iki nüsha düzenlenecek Bilgilendirme Formu, sözleşmenin kurulmasından önce sigortacı tarafından kaşelenip imzalandıktan sonra, sözleşmeye taraf olmak isteyen kişiye imza karşılığı verilir. Sigortacı formun bir nüshasını saklamak zorundadır. İmza, sigorta ettirenin, sigorta sözleşmesi ve işleyişi hakkında bilgi sahibi olduğu hususunda aksi ispat edilebilir karine teşkil eder.

(3) Sigortacının bilgilendirme yükümlülüğünü mevzuata ve usulüne göre ifa etmiş sayılabilmesi için sözlü veya yazılı olarak sağlanan bilgilerin eksik, yanlış veya yanıltıcı olmaması gerekir.

(4) Sigortacı, akdin müzakeresi sırasında Bilgilendirme Formunu sigorta sözleşmesine taraf olmak isteyen kişilere vermek zorundadır. Talebe bağlı olarak, gerek akdin müzakeresi gerekse devamı sırasında, sözleşmeye konu sigortaya ait Sigorta Genel Şartları ile rizikonun gerçekleşmesi hâlinde tazminat başvurusunda talep edilebilecek bilgi ve belgelere ilişkin liste sigortacı tarafından ilgililere verilir.

(5) Müsteşarlık, bazı sigorta branşlarını veya riziko türlerini ya da sigorta sözleşmelerini bilgilendirme yükümlülüğü kapsamı dışında tutmaya yetkilidir.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 

Sözleşme Kurulduktan Sonra Sigortacının Yükümlülükleri

ve Sigorta Ettirenin Bilgilendirilmesi

Sigortacının genel bilgilendirme yükümlülüğü

MADDE 10 – (1) Sigortacı, sözleşmeye konu sigortaya ilişkin mevzuatta meydana gelen değişiklikler başta olmak üzere; iflâs veya tasfiyesini, ilgili branşlarda yapılan ruhsat iptallerini, tüm branşlarda sözleşme yapma yetkisinin kaldırıldığını ve sigorta sözleşmesinin devamı sırasında ortaya çıkabilecek, sigorta ettiren ile sigorta sözleşmesinden yararlanacak kimselerin hak, borç ve yükümlülüklerini doğrudan etkileyebilecek nitelikteki her türlü değişiklik ve gelişmeyi, sigorta ettirene veya sözleşmeden menfaat sağlayacak kişilere, en geç on iş günü içinde bildirir.

Bilgilendirmenin şekli

MADDE 11 – (1) Sigortacı, sözleşmenin yürürlükte olduğu süre içindeki bildirim yükümlülüğünü taahhütlü mektup, faks, telgraf, elektronik posta, güvenli elektronik imza veya Müsteşarlıkça uygun görülen benzeri araçlarla yerine getirir.

 (2) Sigortacının, çağrı merkezi veya telefon aracılığıyla yapacağı bilgilendirme, görüşmenin manyetik veya dijital ortamda kayıt altına alınmış olması ve bu durumun da sigortacı tarafından ispat edilmesi hâlinde gereği gibi yerine getirilmiş sayılır. 

(3) Bildirim yükümlülüğünün bu maddede yazılı şekillerde yerine getirilebilmesinin mümkün bulunmadığının tespiti hâlinde, gerekli bildirimler, Müsteşarlığın uygun görüşü alınarak ve Müsteşarlıkça uygun görülecek usulde basın ve yayın kuruluşları yoluyla da yapılabilir.

Bilgi talepleri ve şikayetlerin cevaplandırılması

MADDE 12 – (1) Sigortacı, sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayanlar tarafından yazılı veya elektronik iletişim araçlarıyla kendisine yöneltilen sigortaya ilişkin şikayetlerle, sözleşmeye bağlı olarak yapılacak ödemeler de dahil olmak üzere sözleşmeye ilişkin her türlü bilgi taleplerini, başvurunun kendisine ulaşmasından itibaren onbeş iş günü içinde cevaplandırmak zorundadır.

(2) Sigortacı, birinci fıkradaki yükümlülükleri yerine getirebilmek amacıyla asgari iki kişiden oluşan, şikayet ve bilgi taleplerini değerlendirip sonuçlandırmakla görevli bir şikayet birimi kurar. Söz konusu şikayet birimi, sigortacıya ulaşan tüm şikayetlere ilişkin kayıt ve istatistikleri tutar ve üçer aylık dönemler itibarıyla, Müsteşarlıkça tespit edilecek usul ve esaslara uygun olarak, Müsteşarlığa rapor gönderir.

T.C.  YARGITAY  17. HUKUK DAİRESİ E. 2014/25229  K. 2015/5264  T. 2.4.2015 

RENT A CAR OLARAK KİRALANAN ARACIN İADE EDİLMEMESİ ( Kasko Sigorta Sözleşmesine Dayalı Alacak İstemi - Poliçede Aracın Geri Getirilmemesi Teminat Dışı Bırakıldığı/Davalı Özel Şartlarla İlgili Davacının Bilgilendirildiğine İlişkin İmzalı Poliçe Aslı veya Davacı İmzasını İçeren Bilgilendirme Formunu İbraz Etmesi Sağlanacağı )

ÖZEL ŞARTLARLA İLGİLİ BİLGİLENDİRME YÜKÜMÜ ( Kasko Sigorta Sözleşmesine Dayalı Alacak İstemi - Rent A Car Olarak Kiralanan Aracın İada Edilmemesi Poliçede Teminat Dışı Bırakıldığı/Davalı Davacı İmzasını İçeren Poliçe Aslı veya Poliçenin Yönetmelik Hükümlerine Uygun Düzenlendiğine İlişkin Davacı İmzasını İçeren Bilgilendirme Formunu İbraz Edeceği )

KASKO SİGORTA SÖZLEŞMESİNE DAYALI ALACAK İSTEMİ ( Rent A Car Olarak Kiralanan Aracın İada Edilmediği- Poliçede Bu Husus Teminat Dışı Bırakıldığı/Davalı Teminat Dışı Bırakılan Özel Şartlarla İlgili Olarak Davacının Bilgilendirildiğine İlişkin Davacı İmzasını İçeren Poliçe Aslını veya Davacı İmzasını İçeren Bilgilendirme Formunu İbraz Etmesi Gerektiği )

6100/m.200

6102/m.1423/1

5684/m.11/3

ÖZET : Dava, rent a car olarak kiralanan aracın iada edilmemesinden dolayı kasko sigorta sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta,davacı vekili rent a car olarak sigortalanan aracın, kiracı 3.kişi tarafından geri getirilmemesi halinde meydana gelen zararın teminat kapsamında olmadığı hususunda bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirilmediğini idda etmiştir. Davalı sigorta şirketi kasko poliçesinde teminat dışı bırakılan özel şartlarla ilgili olarak davacının usulüne uygun şekilde bilgilendirildiğine ilişkin davacının imzasını içeren poliçe aslını veya poliçenin yönetmelik hükümlerine uygun düzenlendiğine ilişkin davacının imzasını içeren bilgilendirme formunu ibraz etmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, davalı şirkete kaskolu, müvekkiline ait rent a car olarak kullanılan aracın, dava dışı T. K. isimli şahsa kısa süreliğine kiralandığını, teslim tarihinde aracın getirilmediğini, müvekkilinin karakola müracaat ettiğini ve bu şahsın birçok araç kiralama şirketinden kiraladığı araçları teslim etmediğini, örgüt halinde kiralanan araçların yurtdışına çıkarılıp, bu araçlar karşılığında uyuşturucu alınarak, uyuşturucu ticareti yapıldığını öğrendiğini, ihbara rağmen davalının zararı karşılamadığını, ilgililer hakkında Adana Ağır Ceza Mahkemesine dava açıldığını, suçun emniyeti suistimal değil örgütlü suç olduğunu, davacının bilgilendirme yükümlülüğüne aykırı hakeret ettiğini, müvekkilini aydınlatmadığını, hasardan sorumlu olduğunu, aracın değerinin tam ve net olarak tespit edilemediğini belirterek ileride dava değerini belirlemek üzere şimdilik çalınan aracın kasko poliçesi gereği bedelinin tamamının poliçede yazılı muafiyet oranında indirimi ile sigortacıya başvuru tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsilini talep etmiş; 02.07.2014 tarihli dilekçesi ile 1.000 TL olarak belirlenen dava değerini 14.000 TL daha artırarak toplam 15.000 TL'nın davalıdan tahsilini istemiştir.

Davalı vekili, aracın olay tarihindeki piyasa rayiç değerini belirlenebileceğini, bu konuda belirsiz alacak davası açılamayacağını, dava dilekçesinin reddinin ve harcın tamamlanması gerektiğini, aracın emniyeti suistimal sonucu çalındığını, bu halin teminat kapsamında kalmadığını, davacının rızası ile aracı 3.kişiye verdiğini, tazmin yükümlülüğü bulunmadığını, aracın teminat kapsamına giren haller kapsamında çalınmadığını, en fazla aracın riziko tarihindeki rayiç değerinin talep edilebileceğini, poliçede belirtilen muafiyet indiriminin yapılması gerektiğini, temerrüde düşmediklerini, avans faizi istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- )Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- )Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak davacı sigortalı tarafından davalı sigorta şirketi aleyhine açılan alacak istemine ilişkindir. Somut olayda, davacı şirket rent a car işi yapmaktadır. Aracı davalı şirkete rent a car olarak kasko sigortası yaptırmıştır. Araç dava dışı T. K. isimli şahsa 2 günlüğüne kiralanmış, teslim edilmesi öngörülen tarihte araç getirilmemiştir. Davacı şirket yetkilisi tarafından karakola müracaat edilerek, şikayetçi olunmuştur. T. K.'nın Denizli, Muğla vs. civarında birçok rent a car firmasından araç kiralayıp, iade etmediği, örgüt halinde, kiraladıkları araçları Suriye'ye götürüp, uyuşturucu karşılığı araçların verildiği olaylarda sahte kimlik, sahte ehliyet ve kredi kartları kullanıldığı tespit edilmiş, T. K. ve örgüt üyesi oldukları ileri sürülen kişiler hakkında Adana Ağır Ceza Mahkemesine suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ithal etme, resmi belgede sahtecilik, güveni kötüye kullanma, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından dava açılmıştır. Taraflar arasında düzenlenen kasko poliçesinde kendisine ait olmadığı halde gönül rızası ile kullanılmasına izin verilen veya "kendisine emanet olarak teslim edilen aracın, bu kişilerce çalınmaya teşebbüs edilmesi veya çalınması neticesinde meydana gelen zararlar ile emniyeti suistimal suretiyle aracın çalınması halinde meydana gelen zararlar" teminat kapsamı dışında bırakılmıştır. Davacı vekili, davalının müvekkilinin iştigal ettiği işi ve aracın rent a car olarak kullanıldığını bilerek kasko poliçesi yaptığını, 3.kişiye kiralanan aracın iade edilmemesi durumunun rent a car firmaları yönünden rizikolar arasında olduğunu, müvekkilinin bu riskinde teminat altına alındığını düşünerek, normal araçlara göre fazlasıyla prim ödeyerek poliçe yaptığını, davalının bu hususun teminat kapsamı dışında bırakıldığı hakkında müvekkilini bilgilendirmediğini, uyarmadığını, aydınlatmadığını ve yanılttığını, olayın sadece emniyeti suistimal değil örgütlü suç olduğunu belirterek zararın tazminini istemiştir.

Davalı vekili, poliçe şartlarına göre bu halin teminat dışında kaldığını, sorumluluklarının olmadığını savunmuştur.

Mahkemece, davalı tarafça bilgilendirme yükümlülüğüne uyulup uyulmadığı araştırılmadan hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre hasarın teminat kapsamında olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.

Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nu hükümlerine göre, sigorta sözleşmesi hiçbir şekle tabi tutulmamıştır. Sigorta ilişkisinin doğması için sigortacı ile sigorta ettirenin sözleşmenin zorunlu unsurları üzerinde yazılı veya sözlü olarak anlaşmaları yeterlidir. Bütün sözleşmeler gibi sigorta sözleşmeleri de iki tarafın karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla oluşur. Sigorta poliçesi taraflar arasında bir sigorta sözleşmesinin bulunduğu ispata yarar. Poliçenin bulunmadığı hallerde ise 6100 sayılı HMK'nın 200.maddesi hükmüne göre ticari defterler tarafların beyanları vs. gibi delillerden yararlanılarak sözleşmenin varlığı ispat edilebilir. 6102 sayılı TTK'nun 1423/1.maddesinde "sigortacı ile acentesinin, sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce gerekli inceleme süresi de tanınmak şartıyla kurulacak sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerini sigorta ettirene yazılı olarak bildireceği düzenlenmiş, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 11/3.maddesinde "sigorta şirketleri ve sigorta acenteleri tarafından gerek sözleşmenin kurulması, gerekse sözleşmenin devamı sırasında sigorta ettiren, lehtar ve sigortalıya yapılacak bilgilendirmeye ilişkin hususların yönetmelikte düzenleneceği" öngörülmüş, anılan Yasa hükmüne dayanılarak Hazine müsteşarlığınca çıkarılan ve 28.10.2007 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmeliğin 5.maddesinde "sigortacının bilgilendirme yükümlüğünün sigortacı tarafından sigorta ettirene ve sigorta sözleşmesine, taraf olmak isteyen kişilere karşı sözlü ve yazılı şekilde yerine getirileceği, bilgilendirmenin yazılı yapılmasının esas olduğu, sigortacının asgari bilgilendirmenin yapıldığını ispatla yükümlü bulunduğu, bilgilendirme yükümlülüğünün sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce başlayacağı ve sözleşmenin geçerli olduğu süre içinde de devam edeceği, sigortacının dürüstlük ilkeleri çerçevesinde davranmak, sigorta ettireni yanıltıcı her türlü hal ve davranıştan kaçınmak sorunda bulunduğu", Yönetmeliğin 7.maddesinde "bilgilendirme yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmemiş, bilgilendirme formu gereği gibi teslim edilmemiş veya bilgiler gerçeğe aykırı düzenlenmiş ise bu hallerden herhangi birinin sigorta ettirenin kararına etkili olmuş ise sigorta ettirenin sigorta sözleşmesini feshedebileceği ve uğradığı zararın tazminini de talep edebileceği", Yönetmeliğin 8.maddesinde "bilgilendirme formu içeriğinden akdedilecek sözleşmeye ilişkin genel uyarılar, sözleşme ile verilen teminatlar, sözleşmeye eklenebilecek özel hükümler...vs. bulunacağı", Yönetmelin 9.maddesinde "bilgilendirme formunun en az iki nüsha düzenlenerek sigortacı tarafından kaşelenip imzalandıktan sonra bir nüshasının sözleşmeye taraf olmak isteyen kişiye imza karşılığı verileceği, imzanın sigorta ettirenin sigorta sözleşmesi ve işleyişi hakkında bilgi sahibi olduğu hususunda aksi ispat edilebilir karine teşkil edeceği" öngörülmüştür.

Somut uyuşmazlığa dönüldüğünde; davacı vekili, müvekkilinin poliçede teminat dışı bırakılan hususlar hakkında bilgilendirilmediğini, rent a car olarak sigortalanan aracın, kiracı 3.kişi tarafından geri getirilmemesi halinde meydana gelen zararın teminat kapsamında olduğu hususunda yanıltıldığını, bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirilmediğini idda etmekte, davalı ise zararın poliçe özel şartlarına göre teminat kapsamında olmadığını savunmaktadır. TTK ( nun 1402.maddesi gereğince özel şartın kasko poliçesi kapsamında bulunduğuna ilişkin savunmanın davalı tarafça 6100 sayılı HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca kesin delillerle ispatlanması gerekir. 

Dosyada mübrez poliçe nüshasında davacı sigortalının imzası bulunmamaktadır. Özel şartı içeren kasko poliçesinin, sigorta sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği konusunda sigortalı ve sigorta ettirenin imzalarını içeren bilgilendirme formu da ibraz edilmiş değildir.

Bu durumda ispat külfeti kendisine düşen davalı sigorta şirketine özel şartın poliçe metninde bulunduğuna ilişkin savunmasını ispat zımnında kasko poliçesinde teminat dışı bırakılan özel şartlarla ilgili olarak davacının usulüne uygun şekilde bilgilendirildiğine ilişkin davacının imzasını içeren poliçe aslını veya poliçenin yönetmelik hükümlerine uygun düzenlendiğine ilişkin davacının imzasını içeren bilgilendirme formunu ibraz etmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

 

SONUÇ : Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı Hüsemoğlu Oto San.Tic.Ltd.Şti vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 02.04.2015 gününde Başkan A.Velioğlu'nun karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi. 

KARŞI OY : Dava kasko sözleşmesinden doğan tazminat istemine ilişkindir.

Taraflar arasında 31.05.2012-31.05.2013 tarihli kasko poliçesi tanzim edilmiş, davacı taraf aracı 08.08.2012-10.08.2012 tarihleri arasında 2 günlüğüne kiraya vermiş, süre bitiminde araç teslim edilmeyince yetkili makamlara şikayette bulunmuş ve iddianame ile Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesi 2013/54 esas sayılı dava dosyası ile sanıklar hakkında, "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama, resmi belgede sahtecilik, suç işlemek amacı ile kurulan örgüte üye olma, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal etme, güveni kötüye kullanma, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme" suçlarından kamu davası açılmış, ceza dosyasının henüz neticelenmediği anlaşılmaktadır.

 

Bu durumda, ceza davası kesinleştikten sonra işin esasına girilip sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu gerekçe ile kararın bozulması görüşünde olup, çoğunluğun bozma görüşüne katılmıyorum. 


İletişim Bilgileri

Alo Kaza Hasar Değerlendirme Çözüm Ortaklığı & Danışmanlık Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.
Yeşilbağlar Mh. Kaptan Sk.
Metro Ofis No:19 K:3 D:311 Pendik, İstanbul
T: 0216 232 2240 | T: 0216 232 2248

E-Bülten Listemize Kaydolun