Sigortaya Başvuru Şartı

 

Sigortaya Başvuru Şartı

6704 SAYILI YASA İLE 2918 SAYILI KARA YOLLARI TRAFİK KANUNUNUN 97. MADDESİNDE  YAPILAN DEĞİŞİKLİKLERİN  SİGORTA HUKUKUNA ETKİSİ


SİGORTAYA BAŞVURU ŞARTI

     Bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması amacı ile  14.04.2016 Tarihli  6704 Sayılı yasa  31. Maddesi uyarınca 26.04.2016 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. İlgili kanun düzenlemesi ve değişikleri Özel Sigorta Hukuku açısından önemli değişiklere yer vermiştir. Makalemizde 6704 Sayılı Yasa ile 2918 Sayılı yasanın 97. Maddesinde yapılan değişiklik ve açılmış davalara etkisi değerlendirilmeye çalışılacaktır. 

     6704 Sayılı yasa ile 2918 sayılı yasanın 97. Maddesinde yapılan düzenleme ile Sigorta şirketleri hakkında doğrudan dava ve talep hakkı kaldırılmış olup, sigorta şirketleri hakkında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca  Genel Mahkemede dava  ve 5684 Sayılı yasanın 30. Maddesi Tahkim Komisyonuna başvuru için başvuru için Sigorta Kuruluşuna yazılı başvuru şartı getirilmiştir. 

Doğrudan doğruya talep ve dava hakkı:

Madde 97 – (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.)

     Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta  kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir. 

     Söz konusu değişikliğin Sigorta Kuruluşu ve Sigorta Ettiren arasında ki uyuşmazlıklardaki etkisini şimdiden kestirmek güç olmamakla birlikte , değişikliğin Sigorta Ettirene yazılı başvuru yapılmadan açılan davalardaki 6100 Sayılı Yasanın İlk İtiraz ve Dava Şartlarını düzenleyen   114-117 md. açısından ortaya çıkaracağı sorunların tespiti ve çözümü daha güç olacaktır. 

     Sigorta Kuruluşuna BAşvuru yapılmadan açılan davalar açısından 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 115. Maddesi bize sorunun ortaya konulması ve çözümü noktasında yardımcı olacaktır. 

Dava şartlarının incelenmesi

     MADDE 115- (1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.

     (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.

     (3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce  fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu         noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez. 

     6704 Sayılı yasa ile 2918 sayılı yasanın 97. Maddesinde yapılan düzenlemenin 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca açılacak davalarda " dava ön şartı" olarak  kabul edilmesi durumunda "davanın usulden reddi veya eksikliği yerine getirilebilir  dava şartı" olup olmadığının tespiti gerekecektir. Diğer bir değişle Hakim yazılı başvurusu olmayan davayı usulden ret edecek midir ? yoksa yerine getirilebilir eksiklik olarak görüp Davacıya ek mehil mi verecektir. Buradaki yasal düzenleme yeni olduğundan benzer  davalarda görülen uyuşmazlıklardan sonra verilen Karar ve Yargıtay içtihatları yol gösterici olacaktır. 

Bu hususa ilişkin olarak benzer Yargıtay 10. Hukuk Dairesi  2015/21251 E.  ,  2016/8633 K. 

     DAVA, tespit ve iptal istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın usûlden reddine karar verilmiştir. 

     Hükmün davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

     1479 sayılı Kanuna tabi zorunlu sigortalılığın 31.10.2006 günü itibarıyla sona erdiğinin ve 01.02.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanarak yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespiti ile 31.10.2006 gününden itibaren tahakkuk ettirilen sigorta prim borcunun iptali istemlerine ilişkin olarak 02.10.2014 tarihinde açılan işbu davada mahkemece yapılan yargılama sonunda, Kuruma başvuru yapılması yönündeki DAVA koşulu yerine getirilmediği gerekçesiyle DAVA usulden reddedilmiştir.

     11.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanunun 64. maddesiyle 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 7. maddesine eklenen 3. fıkrada, 5510 sayılı Kanun ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti istemleri hariç olmak üzere, DAVA açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurulmasının zorunlu olduğu, diğer kanunlarda öngörülen süreler saklı kalmak kaydıyla yapılan başvuruya 60 gün içinde Kurumca cevap verilmediği takdirde talebin reddedilmiş sayılacağı, Kuruma karşı DAVA açılabilmesi için istemlerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılmasının koşul olduğu, Kuruma başvuruda geçirilecek sürenin zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmayacağı belirtilmiştir.

     Diğer taraftan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 115. maddesinde, mahkemenin, DAVA koşullarının var olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı, tarafların da DAVA şartı eksikliğini her zaman ileri sürebilecekleri, bu türden eksikliğin belirlenmesi durumunda davanın usulden reddedileceği, ancak, DAVA koşulu eksikliğinin GİDERİLMESİ olanaklı ise bunun tamamlanması için mahkemece kesin süre verileceği ve bu süre içinde eksiklik giderilmediği takdirde davanın DAVA şartı yokluğu sebebiyle usûlden reddedileceği açıklanmıştır.

     Yukarıdaki yasal mevzuat ışığında yapılan değerlendirmede, 5521 sayılı Kanunun 7/3. maddesindeki düzenlemede öngörülen, DAVA öncesinde Kuruma başvuruda bulunma zorunluluğunun DAVA koşulu niteliğinde olduğu, düzenleme yürürlüğe girdiği tarihten itibaren anılan koşul yerine getirilmeksizin DAVA açılamayacağı belirgin ise de söz konusu şart eksikliğinin yargılama aşamasında GİDERİLMESİ olanaklı bulunduğundan ve özellikle 6100 sayılı Kanunun “Usûl ekonomisi ilkesi” başlığını taşıyan 30. maddesinde yer alan, hâkimin, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu yönündeki hüküm de dikkate alındığında bu DAVA koşulunun tamamlanması için süre verilmeli, mahkemece bu kapsamda Kuruma başvuruda bulunması için davacı tarafa kesin süre tanınıp elde edilecek sonuca göre ve gerektiğinde yargılama sürdürülerek karar verilmelidir.       

     Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu, yargılama aşamasında GİDERİLMESİ olanaklı başvuru şartı eksikliği yönünden değinilen 115. maddede öngörülen yöntem izlenmeksizin davanın usulden reddedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

     O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının isteği durumunda davacıya geri verilmesine, oyçokluğuyla 26.05.2016 gününde karar verildi. (KARŞI OY ŞERHİ MEVCUTTUR)

     6704 Sayılı yasa ile 2918 sayılı yasanın 97. Maddesinde yapılan düzenleme ile Sigorta şirketleri hakkında doğrudan dava ve talep hakkı kaldırılmış olmasına rağmen, sigorta kuruluşuna başvuru yapılmaksızın açıla davalarda, yazılı başvurunun yapılmamış olması kesin bir dava engeli olmayıp, giderilebilmesi mümkün dava şartıdır. 

 

Av. Çağlar YILDIZ 


İletişim Bilgileri

Alo Kaza Hasar Değerlendirme Çözüm Ortaklığı & Danışmanlık Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.
Yeşilbağlar Mh. Kaptan Sk.
Metro Ofis No:19 K:3 D:311 Pendik, İstanbul
T: 0216 232 2240 | T: 0216 232 2248

E-Bülten Listemize Kaydolun